Birinin işten ayrılması çoğu zaman son adımdır. Asıl süreç çok daha önce başlar. İnsan hâlâ aynı yerde çalışır, aynı toplantılara girer, aynı işi yapar. Dışarıdan bakıldığında bir sorun yoktur. Fakat içeride yavaş yavaş bir geri çekilme olur.
Birinin işten ayrılması çoğu zaman son adımdır. Asıl süreç çok daha önce başlar. İnsan hâlâ aynı yerde çalışır, aynı toplantılara girer, aynı işi yapar. Dışarıdan bakıldığında bir sorun yoktur. Fakat içeride yavaş yavaş bir geri çekilme olur.
Günlük hayatın içinde çoğu zaman yapılacaklar listesiyle ilerliyoruz. Toplantılar, e-postalar, yetişmesi gereken işler, alınması gereken kararlar… Günler hızla geçiyor. Bazen haftalar hatta aylar bile aynı tempoda akıp gidiyor. İşte tam böyle anlarda çalı
Hibrit çalışma düzeni işte tam da bu görünür alanların bir kısmını değiştirdi. İnsanlar artık aynı ofis alanını paylaşmıyor. Aynı koridordan geçmiyor. Aynı molayı vermiyor. Aynı odada bulunmanın yarattığı o küçük temaslar daha az yaşanıyor.
Kurumlarda konuşulan başlıkları düşündüğünde ilk akla gelenler genellikle aynı olur. Performans hedefleri, stratejik planlar, büyüme rakamları, verimlilik göstergeleri, KPI tabloları, raporlar ve sonuçlar…
İnsan artık yalnızca ne kazandığıyla değil, nasıl hissettiğiyle kalıyor. Tam da burada “duygusal maaş” dediğimiz kavram devreye giriyor.
Bugünün iş dünyasında pek çok yönetici, uzman ve lider; sorumluluklarını yerine getiriyor, hedeflerini tutturuyor, beklentileri karşılıyor. Yetkin, çalışkan, disiplinli. Fakat bütün bunların ortasında, kendiyle temasını yavaş yavaş kaybediyor. Ne hissetti