Kurumlarda konuşulan başlıkları düşündüğünde ilk akla gelenler genellikle aynı olur. Performans hedefleri, stratejik planlar, büyüme rakamları, verimlilik göstergeleri, KPI tabloları, raporlar ve sonuçlar…
Kurumlarda konuşulan başlıkları düşündüğünde ilk akla gelenler genellikle aynı olur. Performans hedefleri, stratejik planlar, büyüme rakamları, verimlilik göstergeleri, KPI tabloları, raporlar ve sonuçlar…
İnsan artık yalnızca ne kazandığıyla değil, nasıl hissettiğiyle kalıyor. Tam da burada “duygusal maaş” dediğimiz kavram devreye giriyor.
Bugünün iş dünyasında pek çok yönetici, uzman ve lider; sorumluluklarını yerine getiriyor, hedeflerini tutturuyor, beklentileri karşılıyor. Yetkin, çalışkan, disiplinli. Fakat bütün bunların ortasında, kendiyle temasını yavaş yavaş kaybediyor. Ne hissetti
Zihinsel dağınıklık, sessiz çalıştığı için çoğu zaman fark edilmiyor. Kimse “bugün zihnim çok dolu” demiyor. Bunun yerine daha hızlı olmaya çalışıyoruz, daha çok işi aynı güne sıkıştırıyoruz, daha verimli yöntemler arıyoruz. Oysa asıl mesele çoğu zaman hı
Bugün birçok lider, geçmişte defalarca işe yarayan reflekslerini kullandığı hâlde aynı etkiyi yaratamadığını hissediyor. Aynı toplantılar yapılıyor, benzer kararlar alınıyor, doğru olduğu düşünülen cümleler kuruluyor. Yine de ekipler eskisi kadar karşılık
Uzun yıllar boyunca liderlik; karar almak, yön göstermek, kontrol etmek ve sonuç üretmek üzerinden tanımlandı. Güçlü lider; her şeyi bilen, yönü net çizen, belirsizlik karşısında hızlı cevap veren kişi olarak konumlandı.