İşinde İyisin Ama Kendinle Temasın Var mı?

Son zamanlarda birçok profesyonelden benzer cümleler duyuyorum.
“İşim iyi gidiyor.”
“Sonuçlar fena değil.”
“Dışarıdan bakınca her şey yolunda.”

Ve cümlenin devamı genelde sessiz geliyor.
Bir duraksama, bir nefes, bazen sadece bir bakış.

Çünkü iyi gitmekle, iyi hissetmek her zaman aynı yerde buluşmuyor.

Bugünün iş dünyasında pek çok yönetici, uzman ve lider; sorumluluklarını yerine getiriyor, hedeflerini tutturuyor, beklentileri karşılıyor. Yetkin, çalışkan, disiplinli. Fakat bütün bunların ortasında, kendiyle temasını yavaş yavaş kaybediyor. Ne hissettiğini, neye ihtiyacı olduğunu, neyin onu zorladığını fark edecek alan kalmıyor. Zihin hep meşgul, ajanda hep dolu, tempo hiç düşmüyor.

İşte tam bu noktada profesyonel koçluk devreye giriyor.

Profesyonel koçluk, “daha iyi performans” üretmek için değil sadece.
Daha çok yapmak için değil.
Daha hızlı gitmek için hiç değil.

Profesyonel koçluk, durup bakabilme alanı açar.
Kişinin kendine doğru yönelmesini sağlar.
Ne yaptığını değil, nasıl bir yerden yaptığını fark ettirir.

Birçok danışanla çalışırken şunu net görüyorum:
Sorun çoğu zaman yetkinlik eksikliği değil.
Sorun, kişinin kendiyle olan temasının zayıflaması.

Kendi sınırlarını fark edemediğinde, her şeye “evet” demek kolaylaşıyor.
Kendi ihtiyacını duymadığında, başkalarının beklentileri öncelik oluyor.
Kendi değerlerini netleştiremediğinde, başarı tanımı başkalarının diliyle yazılıyor.

Profesyonel koçluk, tam da bu noktada güçlü bir fark yaratıyor.
Kişiye hazır cevaplar sunmuyor.
Doğruyu öğretmiyor.
Ne yapması gerektiğini söylemiyor.

Bunun yerine güçlü sorularla alan açıyor.
Kişinin kendi cevaplarını duymasına imkân tanıyor.
Zihnin gürültüsünü biraz olsun sakinleştirip, iç sesi yeniden duyulur hale getiriyor.

Bu temas güçlendikçe, kararlar da değişiyor.
Öncelikler netleşiyor.
Sorumluluk almak ile yüklenmek arasındaki fark görünür oluyor.
Liderlik, sadece yönetmek değil; kendini de yönetebilmek olarak yeniden tanımlanıyor.

Yeni nesil liderlik tam olarak buradan besleniyor.
Kendini duyan, ekibini de duyabiliyor.
Kendiyle teması olan, başkalarına alan açabiliyor.
Kontrol etmek yerine fark eden liderler, daha sürdürülebilir ilişkiler kuruyor.

Belki de bugün asıl soru şu:
İşinde iyi misin, evet.
Peki kendinle temasın var mı?

Bu soruya dürüstçe bakabilmek bile başlı başına bir başlangıç.

Bu hafta sen de şunu düşünebilirsin:
Gün içinde kendinle gerçekten ne zaman temas ediyorsun?
Ve o temas sana ne söylüyor?

📲 Yeni Nesil Liderler WhatsApp Topluluğumuza katılın: Kurumsal liderlik, koçluk ve ekip yönetimi üzerine güncel bilgilere ulaşmak için 👉 TIKLAYIN